“ DEMOKRATİK SOL PARTİ BURDUR İL BAŞKANLIĞI ”

dsp15

İLKE VE AMACLARIMIZ

      İLKELER VE AMAÇLAR

DEMOKRATİK SOL PARTİ'nin ilkeleriyle amaçları bir bütün oluşturur. DEMOKRATİK SOL PARTİ'nin uyacağı kurallar, izleyeceği politikalar ve kullanacağı araçlar da ilkeleriyle ve amaçlarıyla tutarlıdır.

Özgürlük ve Bağımsızlık

Özgür toplum olabilmenin başta gelen koşulu, tek tek herkesin özgür olmasıdır. İnsan da, toplum da kendini özgürlükle aşar. Özgür toplumda;

* Dirlik düzenlik, özgürlükle sağlanır.

* Her düşünce ve inanç özgürce açıklanır.

* Herkes dinsel inançlarının gereklerini özgürce yerine getirir.

* İnsanlar barışçı yollardan düşüncelerini gerçekleştirebilmek, amaçlarına erişebilmek, haklarını genişletip koruyabilmek ve yönetime etkin biçimde katılabilmek için özgürce örgütlenebilirler.

* Herkes kendi yaşamını özgürce belirler.

* İnsan kişiliğinin özgürce gelişmesi önündeki engeller kaldırılır.

* Hiç kimsenin veya örgütün özgürlüğü başkalarının özgürlüğünü engelleyemez; ve temel özgürlüklere bunun için gerekenin ötesinde sınırlama getirilemez. Bağımsızlığın kaynağı insanların özgür yaşama isteğidir. Bağımsız olmayan bir ülkenin insanları özgür olamazlar; ve özgürlükten yoksun insanların oluşturduğu bir toplumda, bağımsızlık yeterli güvenceye kavuşamayacağı gibi, bağımsızlıktan beklenen güç ve yarar da yeterince sağlanamaz. Onurlu bir ulus ne bağımsızlık uğruna özgürlüğünü feda eder, ne de özgürlük uğruna bağımsızlığı tehlikeye düşürür. Bağımsızlık, uluslararası işbirliğini ve dayanışmayı engellemez ve gereksiz kılmaz. Bağımsızlık, uluslar arsında eşit koşullarla onurlu işbirliğinin ve dayanışmanın gereğidir. Bağımsızlık, yurttaşların özgürlüğünden, ulusun egemenliğinden ve ulusal ekonomiden güç alan bir dış politikayla ve ulusal güvenlik politikasıyla sağlamlaşır. Soy veya köken ayırımı, din veya mezhep ayırımı, anadil veya bölge ayırımı gözetmeksizin, tüm yurttaşları Türk ulusunun eşit üyeleri olarak bir tutan; Türk Ulusunu Türkiye'nin tarih ve kültür kalıtıyla da, çağdaş uygarlıkla da Bütünleştiren; tüm ulusların bağımsızlığını dokunulmaz bir hak sayan; ve Türk Ulusunun esenliğini insanlığın esenliğinde arayan bir milliyetçilik anlayışı, Türkiye'nin birlik ve özgürlük içinde, barış ve bağımsızlık içinde gelişebilmesinin temel koşuludur.

Adalet ve Eşitlik

Hakların ve Özgürlüklerin herkes için eşit biçimde korunması bakımından adalete güvenilmeyen bir toplumda devlete güven de sarsılır; ve insanların ve toplum kesimlerinin birbirleriyle de, devletle de ilişkilerinde barış ve huzur sağlanamaz olur. Adalet, devletin temeli olduğu kadar, hakların ve özgürlüklerinde başlıca güvencelerindendir. Sosyal adalet, hukuksal anlamda adaletin gereğidir. Adaletin özünde hak duygusu ve bilinci vardır; hak duygusu ve bilinci ise, sosyal adaletin, sosyal ve siyasal eşitliğin ve temel özgürlüklerin kökleştiği bir toplumda gelişir. Her iki anlamda da adalet, hak ve olanak eşitliğinin bulunduğu, ve toplumun ortak çabalarıyla sağlanan ürünlerin hakça bölüşüldüğü bir toplumda anlam taşır. Hak ve olanak eşitliği ise, demokrasiyle ve hakça bir düzenle gerçekleşir ve güvence altına alınır. Hak ve olanak eşitliğinin gözetilmediği toplumlardaki eşitsizlikleri, "insanların bir yaratılmadığı", "herkesin yeteneklerinin değişik olduğu" gibi mazeretlerle savunmaya kalkışmak, başlı başına büyük haksızlık ve adaletsizliktir. Adalet ve eşitlik, toplumdaki tüm yapıların ve kurumlarında başta gelen ilkesi olmalıdır. Adaletli ve hakça sonuçlar doğurmayan, hak ve olanak eşitsizliğine dayanan veya yol açan yapılar ve kurumlar, verimli ve iyi işler olsalar bile, adalet ve eşitlik ilkelerine uygun olarak, ve güçsüzleri güçlendirecek biçimde, yeniden düzenlenmelidir.

Demokrasi

Demokrasi, halkın kendini özgür iradesiyle yönettiği rejimdir. Bunun için insanlar düşüncelerini özgürce açıklayıp tartışabilmeli ve özgürce örgütlenebilmelidirler. Özgürlük, hak ve olanak eşitliği ve adalet, demokrasinin gerekleridir; ve bunlar ancak demokrasi ile güvenceye kavuşur. Demokrasinin işlerliği ve sürekliliği, yönetimin demokrasi kuralları içinde etkililik kazanmasıyla sağlanır. Demokrasi, çoğunluğun her istediğini yapabildiği bir rejim değil; azınlıkta olanların da haklarının ve özgürlüklerinin korunduğu ve çoğunluk durumuna erişebilme yollarının açık tutulduğu rejimdir. Demokrasi, ulusal birliğin de, iç ve dış güvenliğin de, demokratik haklarla ve özgürlüklerle birlikte güçlendirilmesini ve bütün toplumun dirlik ve düzenliğini gerektirir.

Hakça Gelişme ve Refah

Gelişme, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yönleriyle bir bütündür. Bu bütünlük, gelişmenin hakça olmasını ve refah artışından tüm toplumun da hakça bir düzen içinde yararlanmasını öngörür. Gelişmenin büyüklüğü de, siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel demokrasi bir bütün olarak gerçekleştiği oranda sağlanır. Gelişmenin ekonomik yönü, ne başka yönlerinden öne alınabilir ne de ertelenebilir. Ekonomik büyüme ve kalkınma, bir yandan herkese çalışma hakkı tanınarak, herkesin emeği hakça değerlendirilerek ve refah artışı hakça gelişmenin bölüşülerek, bir yandan da üretkenlik ve girişimcilik, demokratik örgütlenme ve katılım desteklenerek hızlandırılır.

Dayanışma ve Barış

Demokratik dayanışmanın temelinde çoğulcu örgütlenme özgürlüğü vardır. Örgün ve çoğulcu ve toplumsal dayanışma, güçsüzlerin gücüdür; hakların, özgürlüklerin ve demokrasinin toplumsal güvencesidir; halk katılımıyla hakça gelişmenin gereğidir; ulusal birliğin dayanağıdır. Demokrasiyi yaşatabilmenin ve demokrasiyle yaşayabilmenin temel koşulları arasında yer alan iç güvenlik ve barış, etkili yönetim ve uzlaşma, bu tür özgün dayanışma ile sağlanır. Ulusal gelir ve refah artışının hakça bölüşülmesi, hem dayanışmayla kolaylaşır hem de dayanışmayı kolaylaştırır. Özverinin de hakça dağılımı, toplumda dayanışma sağlayabilmenin gereğidir. Toplumsal dayanışma, herkesin kendisinden önce toplumu düşünmesi ve toplumunda herkesi eşdeğerde tutarak gözetmesi ile gerçekleşir. Uluslar arasında dayanışma da barışı sağlamlaştırır ve dünyada hakça bir düzen kurulmasını kolaylaştırır.

Sağlıklı ve Güvenli Yaşam

Sağlıklı ve güvenli yaşayabilmek, doğuştan herkesin isteğidir ve hakkıdır. Bir ülkenin düzeni, tüm insanlarının sağlıklı ve güvenli yaşam isteğini ve hakkını karşılayabildiği oranda gerçekleşir. Toplumu bir hapishaneye, bir tutsaklar kampına veya bir kafese dönüştürerek de sağlıklı ve güvenli yaşama kavuşturma olanağı vardır; ama bu, insanlık onuruyla ve insanın onu başka yaratıklara üstün kılan nitelikleriyle bağdaşmaz. Sağlıklı ve güvenli yaşam, özgürlükle, adalet ve eşitlikle birlikte gerçekleşirse insanlık onuruna yaraşır. Dayanışma ve barış da, herkesin insanlık onuruna yaraşır yoldan sağlıklı ve güvenli yaşama olanağını elde edebildiği bir toplumda sağlam temellere dayanır.

Bugün 20358 ziyaretçi (40019 klik) kişi burdaydı!